<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-2713471972081715340</id><updated>2011-04-21T12:48:39.902-07:00</updated><title type='text'>sudarshan kriya</title><subtitle type='html'></subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://skarastirma.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2713471972081715340/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skarastirma.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>arzu ozev</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://2.bp.blogspot.com/_5CKGVHIOVbU/SxzZmbKKD7I/AAAAAAAABn4/0Ib71V1IUg0/S220/arzu+solo+6.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>1</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-2713471972081715340.post-2149430884123988179</id><published>2008-06-18T08:15:00.000-07:00</published><updated>2008-06-18T08:20:38.918-07:00</updated><title type='text'>sudarshan kriya</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 153, 0); font-weight: bold;"&gt;NEFESİN BİLİMİ&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 153, 0); font-weight: bold;"&gt;SUDARSHAN KRIYA&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(0, 153, 0); font-weight: bold;"&gt;LABARATUAR ARAŞTIRMALARI &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 0); font-weight: bold;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: center;"&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 0); font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;big&gt;&lt;img src="http://www.aolresearch.org/images/rundlar.gif" height="218" hspace="30" width="230" /&gt;&lt;/big&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 0); font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 0); font-weight: bold;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;a href="http://www.aolresearch.org/"&gt;www.aolresearch.org&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 0); font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 0); font-weight: bold;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 0); font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;Araştırmalar gösteriyor ki, sağlığımız, yaşam kalitemiz ve hatta yaşamımızın uzunluğu zihinsel ve duygusal durumumuzdan etkileniyor. Beden-zihin bağlantısı üzerine yapılan çalışmalar, düşünce ve duygularımızın, beynimiz, endokrin hormonu ve bağışıklık sistemimiz üzerinde güçlü bir etkisi olduğunu göstermektedir. Bu etki duygulanımımız sonucunda salgılanan nöropeptit adı verilen kimyasallar ile açığa çıkmaktadır. Nöropeptitler, otonomik sinir sistemindeki, endokrindeki ve bağışıklık sistemindeki hücreler tarafından alınmakta ve onların işleyişini etkilemektedir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;Örneğin, neşe, sevgi, coşku gibi pozitif duygular, beyni, endokrini ve bağışıklık sistemini olumlu etkileyecek kimyasallar üretirler ve böylece hastalıklara karşı direnç geliştirmemizi ve genel sağlığımızı olumlu yönde etkilerler. Bunun tersine, öfke, korku, üzüntü gibi negatif duygular beyni, endokrini ve bağışıklık sistemini negatif şekilde etkileyecek kimyasallar üretirler ve böylece hastalıklara daha açık hale gelerek, genel sağlığımızı olumsuz etkilerler. Bu durum stresin fizyolojimiz üzerinde önemli değişikliklere neden olduğunun ve kanserden, kalp-damar problemlerine, astıma, depresyona ve ülsere yol açabileceğinin göstergesidir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 0); font-weight: bold;"&gt;Stresten Arınmaya Giden Süreç&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;Yogik nefes bilimi en az 5000 yıldır sağlığı iyileştirmektedir. Zihnin ve duyguların sağlığımız üzerinde etkili olduğunu söyleyen ilk bilimlerden biridir. Bu bilimden gelen ve en kapsamlı teknikleriden biri de Yaşama Sanatı Vakfı tarafından öğretilen Sudarshan Kriya (SK) tekniğidir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;SK çeşitli ritmlerdeki nefeslerin, stresten arınmak ve vücuttaki sistem ve organları desteklemek, çok güçlü duyguların dönüşmesini ve zihinsel dinginliğin sağlanması için kullanılmasıdır. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;Sudarshan Kriya ve ona eşlik eden egzersizler Yaşama Sanatı Vakfı tarafından dünya üzerinde 2 milyondan fazla insana öğretilmiş ve modern bilim tarafından araştırma altına alınmıştır. Aşağıda bu araştırmaların sonuçlarından çıkan bazı temel bulguların özetini bulabilirsiniz: &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 0); font-weight: bold;"&gt;Beyin Fonksiyonlarında Artış&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;Sudarshan Kriya (SK) ve eşlik eden egzersizlerin beyin fonksiyonu üzerindeki uzun süreli etkilerini araştırmak için 19 SK uygulayıcısının EEG değişimleri kaydedilmiş ve 16 kişilik kontrol grubu (SK ya da yoga, meditasyon uygulamayan doktor ve araştırmacılar) ile karşılaştırılmıştır. SK’yı uygulayan gruptakilerin beyninin sol ön bölgesinde, oksipital bölgede ve ortadaki bölümlerde beta aktivitelerinde kontrol grubuna kıyasla anlamlı düzeyde bir artış olduğu görülmüştür. (p&lt;0.05)&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;SK uygulayıcılarının, kontrol grubunda bulunan doktor ve tıbbi araştırmacılara kıyasla daha fazla zihinsel uyanıklık ve dikkat verebilme (beta aktivitesi) gösterdikleri gözden kaçmamıştır. Oysa kontrol grubunda bulunan denekler, meslekleri gereği bu tip becerileri çok daha fazla kullanıyor durumdadırlar. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;EEG aktivitesi aynı zamanda SK ve eşlik eden egzersizler sırasında benzer ekonomik, yaş ve eğitim düzeyindeki 5 kadında ölçülmüştür. Bu araştırmanın sonuçlarına göre EEG alfa aktivitesinde bir artış olmuş ve beta aktivitesinde devamlılık gözlenmiştir .  Bu durum dikkat ve uyanıklığın artmasının yanında rahatlamış/ gevşemiş bir yapıyı gösterir.  &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 0); font-weight: bold;"&gt;Kortizol (Stres Hormonu) Üzerine Etkisi&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;Birçok araştırma kortizol seviyesinin düştüğünü göstermiştir. Bir çalışmada stres hormonu olarak bilinen kortizol 35-50 yaş aralığındaki 21 kişide ölçülmüştür. Düzenli olarak SK ve eşlik eden egzersizleri uygulayan grup (Grup 1) ile henüz başlangıç seviyesinde olan grup (Grup 2) SK uygulaması sırasında karşılaştırılmıştır. Aynı zamanda grup 3 olarak belirlenen ve başlangıç seviyesinde olanlar henüz nefes tekniklerini öğrenmeden klasik müzik dinleme esnasında ölçülmüşlerdir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;Başlangıç seviyesindekiler için SK uygularken ölçülen kortizol seviyesi klasik müzik dinlerkenki seviyeden anlamlı düzeyde düşük çıkmıştır. Bu durum SK’nın çok daha iyi bir rahatlama sağladığını gösterir. Düzenli SK uygulayıcılarının kortizol oranları başlangıç seviyesinde olanlardan anlamlı derecede düşük çıkmıştır. Bu sonuç da düzenli uygulayıcıların günlük yaşamın stresi altında daha az fizyolojik stres yaşadığını gösterir. Hem başlangıç seviyesinde hem de düzenli uygulayıcılarda serum kortizol seviyesinde SK sırasında ve sonrasında devam eden düşüşler, düzenli SK’nın gittikçe artan bir rahatlama ve strese direnç geliştirdiğini göstermektedir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 0); font-weight: bold;"&gt;Kandaki Laktik Asit Üzerindeki Etkisi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;Kandaki laktik asit stresin başka bir biokimyasal ölçüsüdür. Polis eğitim grubundaki katılımcılar yüksek dozda stres yaşarlar. Hergün yoğun bir fiziksel ve duygusal eğitimden geçerler. Bu gruba dahil 10 kişinin kan laktaz seviyeleri SK’yı öğrenmeden önce ve ilk uygulamadan sonra ölçülmüştür. İlk uygulamadan sonra laktik asit düzeylerinin anlamlı derecede düştüğü saptanmıştır. Bu durum SK’nın rahatlama ve gevşeme sağladığını göstermektedir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 0); font-weight: bold;"&gt;Bağışıklık Fonksiyonu Üzerinde Etkisi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;Bağışıklık sistemi bizi hastalıklardan korur. Doğal öldürücü (NK) hücreler bağışıklık sisteminin bekçileridir ve sistemi tümör hücrelerinden ve enfekte olmuş hücrelerden, onları yok ederek korurlar. NK hücreleri 3 grup katılımcının kanında ölçülmüştür. SK uygulayanlar, uygulamayanlar ve remisyon dönemindeki kanser hastaları. NK hücrelerinin, SK uygulayan grupta, diğer iki gruba kıyasla anlamlı düzeyde yüksek olduğu görülmüştür. Daha sonra kanser hastalarına SK ve ona eşlik eden egzersizler öğretilmiştir. 3-6 aylık düzenli uygulama sonucunda ,kanser hastalarının NK hücrelerinde anlamlı düzeyde bir artış olduğu gözlemlenmiştir. Bu bilgi son derece teşvik edicidir. Çünkü kansere yakalanmış ve tadavi görmüş kişilerde NK hücresi az sayıda bulunur ve NK hücrelerinin varlığı vücudun yeni gelişebilecek bir kansere karşı savunmasını geliştirmek açısından önemlidir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 0); font-weight: bold;"&gt;Antioksidan Enzimler Üzerine Etkisi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;Vücudumuz sürekli olarak çevre kirliliğine maruz kalır ve hücreler normal metabolik yanürünler üretir. Bunun sonucu olarak serbest radikaller ortaya çıkar ve oksijen ile reaksiyona girerek, oksidan bozulmasına sebebiyet verirler. Böylece kanser, damar-kalp problemleri gibi birçok hastalığın oluşmasına katkı sağlanır. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;Serbest radikaller ile savaşmak için , insan vücudu antioksidan enzimleri adı verilen bir savunma sistemine sahiptir. SK'nın bu enzimler üzerindeki etkisini araştırmak için bir çalışma tasarlanmıştır. Başlıca 3 antioksidan enzimi olan uperoxide dismutase (SOD),&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;catalase ve glutathione, SK uygulayıcılarında, kontrol grubuna kıyasla anlamlı derecede yüksek bulunmuştur. Bu veri, SK uygulayıcılarının antioksidan statülerinin daha yüksek olduğunu ve oksidan bozulmasına karşı daha etkin bir savunma mekanizmaları olduğunu göstermiştir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 0); font-weight: bold;"&gt;Kandaki Kolesterol Üzerindeki Etkisi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;Psikososyal stresin koroner kalp hastalığı ve hipertansiyon üzerinde önemli bir etkisi vardır. Koroner kalp hastalığında, LDL kolesterol, yağ ve damar duvarlarına yapışan diğer maddeler, kan akışını bloke eder ya da yavaşlatır. Bir çalışmada SK uygulayıcılarının, bu tekniği öğrenmeden önce ve öğrendikten sonraki kolesterol düzeyleri ölçülmüştür. Aynı zamanda bu kişiler düzenli uygulamanın 7. ve 45. gününde de ölçülmüşlerdir. LDL (zarar veren) kolesterolde olduğu kadar tüm kolesterol düzeyinde anlamlı bir düşüş görüldüğü gibi HDL kolesterolde (yararlı kolesterol) anlamlı bir artma saptanmıştır. Bu bulgular SK'nın kandaki kolesterol dengelerini düzenlediğini ve düzenli uygulamanın koroner kalp hastalıkları ve hipertansiyona oluşumuna karşı önemli bir araç olduğunu gösterir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 0); font-weight: bold;"&gt;Depresyon Üzerine Etkisi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;SK'nın, depresyon ne kadar ciddi olursa olsun, depresyon tedavisi üzerinde %68-73 oranında başarılı olduğu tespit edilmiştir. Bu teknikle depresyonun kalkması (psikiyatrik ölçülere göre - Beck&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;Depression Inventory, Hamilton Rating&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;Scale for Depression) 3 hafta içinde gerçekleşmiştir.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt; &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;3 ayın sonundaki takipte ise hastalar stabil durumda kalmışlardır. Yayınlanmış diğer araştırmalar da göstermektedir ki SK, hastaların beyin dalgalarını normalize eder, serum prolaktin seviyesini arttırır ve standart anti-depresan ailaçlar kadar etkilidir. Üstelik güvenlidir, yan etkisi yoktur ve maliyetsizdir. &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 204, 0); font-weight: bold;"&gt;Sonuçlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(51, 51, 255);"&gt;SK uygulayıcılarının sübjektif görüşleri ile araştırma sonuçları birbirini tutmaktadır. Sübjektif raporlar, iyi hissetme halinin, huzur duygusunun arttığını söylerken, araştırmalar da EEG, kortizol düzeyi ve laktaz düzeyleri içinde rahatlamanın bulunduğu bir uyanıklık düzeyine işaret etmektedir. NK hücrelerindeki ve antioksidan enzimlerindeki yükselme ise düzenli egzersizin ciddi hastalıkları önleyebileceğini göstermektedir. Kolesterol seviyesindeki düşüş kalp hastalıklarını engellemekte ve büyük bir yüzdede depresyon hızlıca iyileşmektedir. Daha fazla sayıda araştırmaya ihtiyaç duyulması ile birlikte, bu tekniklerin sağlığı koruyucu yapıda olduğu göze çarpmaktadır. &lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2713471972081715340-2149430884123988179?l=skarastirma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://skarastirma.blogspot.com/feeds/2149430884123988179/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=2713471972081715340&amp;postID=2149430884123988179' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2713471972081715340/posts/default/2149430884123988179'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/2713471972081715340/posts/default/2149430884123988179'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://skarastirma.blogspot.com/2008/06/sudarshan-kriya.html' title='sudarshan kriya'/><author><name>arzu ozev</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://2.bp.blogspot.com/_5CKGVHIOVbU/SxzZmbKKD7I/AAAAAAAABn4/0Ib71V1IUg0/S220/arzu+solo+6.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry></feed>
